Türkçenin zengin sözvarlığı ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan Anadolu ağızları, dil ile kültür arasındaki karşılıklı etkileşimi yansıtarak yerel kimliklerin korunmasında ve nesilden nesile aktarılmasında hayati bir rol oynamaktadır. Bu makale, Anadolu ağızlarının tarihî gelişimi, Türkçenin sözvarlığına yaptığı katkılar ve kültürel aktarım süreçlerindeki işlevini ele almaktadır. Anadolu ağızları, yalnızca yerel konuşma biçimlerini yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda geleneksel değerlerin, inançların ve günlük yaşam pratiklerinin birer taşıyıcısıdır. Derleme Sözlüğü gibi önemli çalışmalar, bu sözlü kültür mirasını kayıt altına alarak ağızların unutulmasını önlemeye katkı sağlamıştır. Makale, ağız çalışmalarında karşılaşılan sorunlara da dikkat çekmektedir. Özellikle kapsamlı ağız atlaslarının bulunmaması, sözdizimsel özelliklerin yeterince ele alınmaması ve yöntemsel eksiklikler, bu alandaki temel sınırlamaları oluşturmaktadır. Ayrıca modernleşme, kentleşme ve medyanın etkisiyle standart dile yönelimin artması, ağızların nesilden nesile aktarımını zorlaştırmaktadır. Buna rağmen Anadolu ağızları, Türkçenin tarihî ve sosyal bağlamını anlamada ve kültürel mirasın korunmasında önemli bir araç olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, ağızların belgelenmesi, araştırılması ve yaşatılması, yalnızca dil bilimi açısından değil, aynı zamanda Türk kültürünün kolektif belleğini koruma açısından büyük bir öneme sahiptir.
The dialects of Anatolia, which are an important part of the rich vocabulary and cultural heritage of Turkish, play a vital role in reflecting the mutual interaction between language and culture, as well as in preserving local identities and transmitting them from generation to generation. This article addresses the historical development of Anatolian dialects, their contributions to the vocabulary of Turkish, and their functions in cultural transmission processes. Anatolian dialects not only reflect local speech forms but also serve as carriers of traditional values, beliefs, and daily life practices. Significant works, such as the Compilation Dictionary, have contributed to preventing the forgetting of these oral cultural heritages by documenting them. The article also highlights the issues encountered in dialect studies. In particular, the lack of comprehensive dialect atlases, insufficient attention to syntactic features, and methodological shortcomings constitute the fundamental limitations in this field. Additionally, the increasing tendency towards standard language due to modernization, urbanization, and the influence of media complicates the transmission of dialects from generation to generation. Nevertheless, Anatolian dialects are regarded as an important tool for understanding the historical and social context of Turkish and for the preservation of cultural heritage. In conclusion, the documentation, research, and preservation of dialects hold great significance not only from a linguistic perspective but also in terms of safeguarding the collective memory of Turkish culture.